14.07.2017

Özgür Çakır / Yükşehir  

Yeni yazar ve bir ilk kitap. Dili oldukça anlaşılır kısa kısa öyküler. Biraz daha devam etseydi diyeceğiniz türden. Ve son sayfayı kapadığınızda, kendi yüklerinizi sorguladığınız, samimi, aynı zamanda hüzün gülümsemesi yerleştiren cinsten.
Roman okumayı daha çok seven biri olarak söylemeliyim ki; son zamanlar da okuduğum öykü kitapları, neden öykülere bu kadar ön yargılıymışım sorusunu düşündürdü. Kesinlikle öykü de seviyormuşum ben. Kısalıklarından kaynaklıydı belkide çekincem. Kısa ve daha anlam yüklü oluşları korkutuyordu belki de !! Ama gereksiz bir hüsnükuruntu imiş. Özellikle yeni çıkan öykü kitaplarını takipteyim artık kesinlikle. Okudukça buralarda olacağım. Ve ilk kitap olmaları ayrıca heyecanlı bir durum.

Kitaba gelince: Birbirinden anlamlı 12 öykü. Hayatın taa içinden. Kırgınlıklar, tükenmişlikler, bitişler, işsizlik, her şeye rağmen hayatta kalma çabası.

Altı Çizilenler;

"Yalandan kim ölmüş? Yok, öyle değil, yalandan koca bir ülke ölüyordu." (Syf.15)

 "Hafıza kartı yanmış lan bu ülkenin." (Syf.16)

"Bizler gerçeklik duygumuzu yitirdik. Sizin gerçek sandıklarınız da kalmadı, demeye de gönlüm varmadı."

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder