4.01.2017

Gürgen Öz / Karanlık Köy

2016'nın son günleri başlayıp, yeni yılın ilk günlerinde bitirdiğim kitabımla yepyeni bir yılda yeniden blogumdayım. Bu yıl kitap konusunda biraz iddialı olmakla beraber, hedefimi yine de ölçülü tuttum.
Öncelikle değinmeden edemeyeceğim; Öz kardeşler gerilim konusunda epey başarılılar. Sevgili Yaprak Öz'ün Berlinli Apartmanı ve Şeytan Disko kitapları da aynı tattaydı.
Gürgen Öz'ün Nevrotik isimli kitabı da kitaplığımda okunacaklar arasında, fakat ben önceliğimi romanından yana kullandım. Yazarın ilk romanı olmasına karşın, güzel ve akıcı bir kurgu sizi bekliyor. Yer yer psikolojiye değinen söylemleri tekrar tekrar okunmaya değer.
İlk sayfasından son sayfasına kadar merakta bırakan, sonunda ne olacak acaba senaryolarını zihninizden hiç eksiltmeyen, heyecanla devam eden bir romandı. Ama benim bazı soru işaretlerim kaldı, belki yazar o soru işaretlerini de bizim hayal gücümüze bırakmıştır. Fakat, ben yine de Serhat'ın Karanlık Köy'de ki tecrübesini ve neler yaşadığını öğrenmek isterdim. Devam niteliğinde bir kitap gelmeyeceğine de eminim. Soru işaretleri olsa da tadında biten bir kitaptı. Her şeyden uzaklaşıp, yaşanan kötü şeyleri, gündemi biraz unutup, bir kitaba gömülmek istiyorum diyorsanız; Karanlık Köy iyi bir tercih olacaktır.

Kitaba gelince; Murat, hırslı bir gazeteci. İstediğini elde etmek için çabalarken, hayatının farklı olgularını kaybeden bir adam. Yeni işinde, arkadaşı Kerem ile Trabzon'a bir belgesel çekmek için gider. Onlara yardımcı olan rehber Serhat'ın Karanlık Köy'den bahsetmesiyle kendilerini farklı bir olay örgüsünde buluverirler.

Altı çizilenler;

"Hayat kısa. Ona kırıl buna kırıl, sonunda dostun kalmıyor. Çok alıngan milletiz biz. Hep bir şeyler bekliyoruz. Sevmiyorum ben bunu…" (Syf.70)

"Zaten, hakkımda kim ne düşünür derdinden hasta olduk ya toplum olarak. Neyse…" (Syf.73)

"Bu toplum dinle, gelenek görenekle, mahalle baskısıyla, adetlerle, kurallarla, yasaklarla, günahlarla baskılandığı sürece geri kalmaya mahkumuz." (Syf.82)

"Bu topraklardaki kavga ve birbirini kabul edememezlik bitmiyordu bir türlü." (Syf.150)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder