9.06.2016

Sezgin Kaymaz / Bakele

Kaptanın Teknesi ve Lucky'den sonra üçüncü Sezgin Kaymaz kitabım. İki güzel romandan sonra, çok sevdiğim yazarın öykülerinin yer aldığı kitap taze bitti ve ben hemen paylaşmak istedim.
Romanları kadar güzeldi öyküleri de. Sıcacık, içten, duygularımızı okşayan, unuttuğumuz değerleri bize sunan, anlamayacağımızı varsayarak biraz bastıra bastıra vurgulayan. Sanırım, tam da maneviyatı yüksek şu günlerde okuduğum için daha bir yer etti bende. Birçok karakter ve öykü uzunca bir süre hafızamın bir kenarında yer alacak. Beni bekleyen o kadar çok kitap var ki; kitaplığımda bulunan Geber Anne ile devam edeceğim Sezgin Kaymaz serüvenime, diğer kitaplarını da en kısa zamanda kitaplığımda görmek istiyorum. Kapağını da çok sevdiğim kitabı mutlaka okuyun diyorum. Sezgin Kaymaz ile kesinlikle tanışmalısınız. :))

Kitaba gelince; 34 öykü. Sevgi, saygı, yaşanmışlıklar, emanet edilen alışkanlıklar, insani yanlar, yıkılan güvenler, yalanlar üzerine kurulu hayatlar. "Biz" gibi, kısaca !! :)) Hepsi birbirinden güzel öyküler. Ama ben; "Nefes", "Temizlik İmandandır", "Gözünün İçindekini Göremezsin", "19 Mart 2050, Perşembe" ve "Seyrediyorsan Ortaksın" öykülerini hep hatırlayacağım.

Altı çizilenler;

"Aşk, aşık olduğunla yekvücut olmakmış." (Syf.13)

"Canını söyletmek istiyorsan dilini söyleteceksin." (Syf.39)

"İnatlaşmak için iki inatçı lazım...Kavga etmek için iki cahil, dövüşmek için iki aciz." (Syf.89)

"Hayat seninle gelir…Diş ağrın gibidir mazin. Kaçamazsın." (Syf.129)

"Siz hasreti de aşk ile sevecek kadar aşık mısınız?" (Syf.175)

İyi Okumalar :))