11.08.2016

Ercan Kesal / Nasipse Adayız  

Okuma konusunda kaplumbağa hızını dahi ileride bırakacak bir yavaşlıktayım. İş yoğunluğu, mevsim sıcakları, küçük seyahatler.....vs. Bahanem çok anlayacağınız. Ama asıl neden "reading slump". Yani kitap okuyamama sendromu. Bir süredir benimle ve ben üstüne gitmemeye özen gösteriyorum. Kafanızın içi doluysa, binbir çeşit planınız var ise; normal bir sendrom. Ben eylüldeki tatilimden sonra kurtulacağım bu sendromdan inşallah. Deniz, kum, güneş kime iyi gelmemiş ki ?

Sımsıcak Peri Gazozu ve sohbet havasında ki Evvel Zaman'dan sonra, sanırım yanlış ve düşüncelerle dolu olduğum bir zamanda okuduğum için, ne yazık ki keyif alamadığım bir kitap oldu Nasipse Adayiz. Ercan Kesal'in kalemine, diline, satırlarında ki içtenliğe hayranım; fakat bu sefer frekansımız tutmadı. Kim bilir, belki bir süre sonra tekrar okurum.

Kitaba gelince; Kemal Güner. Doktor. Ayrıca çalıştığı hastanede yönetici. Kendini, tesadüfen bir seçim karmaşasının içinde buluverir. Ne olduğunu dahi anlamadığı bir serüvende koşturmaya başlar.

Altı çizilenler;

"Geçen gün ömürdendir…" (Syf.16)

"Kör nokta nedir biliyorsun değil mi?
  Kişinin kendini tanıyamadığı nokta kör noktaymış." (Syf.144)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder