23.05.2016

Mine G. Kırıkkanat / Sinek Sarayı

Uzun zamandır sekteye uğrattığım kitap günlerime yavaş yavaş geri dönüyorum. Uzun yaz akşamlarını keyifli kılacak dostlarıma nihayet kavuştum. Tembellik bitti. :))
Yeni yazar keşiflerine Mine G. Kırıkkanat'la devam ettim. Ve öyle çok sevdim ki; "Sinek Sarayı" biter bitmez, yazarın diğer kitaplarını hemen ilk alınacaklar sepetime ekledim.
Anlatım dilini çok sevdim yazarın. Konuyu işleyişi, birbirine bağlayışı, karakterler, hepsi birbiriyle uyum içinde. Betimlemelerden hoşlanan biri olarak, yazarın mekan betimlemelerini ayrıca çok sevdim. Karakterler, farklı dünyaların, fakat aynı apartmanın birer ferdi. Hem uzak olduğumuz, ama bir o kadar içimizde olanlar. Belki de hep uzak olmak istediklerimiz. Ama yürekteki acılar hep aynı !!
O kadar çok altını çizdiğim cümle var ki; "dur, burayı tekrar oku!" diye seslenen cümleler. Hala okumayanlar için kesinlikle tavsiye bir kitap.

Kitaba gelince: Sinan. Mimar. Babası Fransız, annesi Türk. Yıllar sonra Türkiye'ye dönmeye karar verir. Yakın arkadaşı Hilmi'nin, Cihangir'de çıkmaz bir sokakta bulunan anneannesinin evine yerleşir. İstanbul özlemi, anne özlemi, gelecek kaygısı ve karşılaştığı farklı apartman sakinleri. Sevgiler, ayrılıklar, hüzünler, yarım kalan aşklar...

Altı çizilenler;

"İyi niyet, aşağılayıcıdır kimi zaman. Nefrete dayananların, merhametle öldürüldüklerini gördüm." (Syf.9)

"Gençler kendi yaşadıklarını ölçüt almazlar. Onların zamanı gelecektir çünkü. Zamana, geçtikten sonra sahip çıkıyor insanlar." (Syf.28)

"Tek kişilik kederleri taşımak her zaman daha ağırdır." (Syf.55)

"Sevgi doyumsuzluğu, yaşama karşı ya da yaşam içinde yırtıcı insanların başlıca gerekçesi mi, bilmiyorum." (Syf.74)

"Anlatılmayan öyküler, kimi zaman yaşanırlar." (Syf.85)

"Onurun aşırısı da onursuzluğa mı dönüşüyordu acaba ? Sevgi gibi ?" (Syf.109)

"İyi insan ne demek anne ?
 Çektiği acıları, verdiği acılardan daha kolay unutanlar, iyi insandırlar yavrum." (Syf.121)

"Gerçek ne demek zaten ? Düşlerin gerçek olmadığını kim ileri sürebilir ?" (Syf.131)

"Kimi sızılar vardır, keder değil, acıdırlar. Kapıya sıkışan bir parmak gibi, yüreğini dağlarlar insanın." (Syf.135)

"Her yaşamın bir arka bahçesi var mı?" (Syf.135)

"Yoksunluğun sessiz çığlığı değil midir nefretin sesi?" (Syf.138)

İyi Okumalar :))
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder