11.01.2016

Uygar Şirin / Anne, tut elimi !

Bazı kitaplara öyle zamanlarda rastlarsınız ki; ruhunuz dile gelmiş, satırlara dökülmüş zannedersiniz. Karışık Kaset'i okuduktan sonra tüm Uygar Şirin kitaplarını edindim. "Anne, tut elimi!" ile başladım okumaya. Hikayesi, anlatımı ne kadar naif olsa da, bir o kadar işliyor içinize. Belki ben tam da ihtiyacım olan bir vakit rastladım bu kitaba. 
Hepimiz hissederiz zaman zaman; hayat sadece bize mi bu kadar kötü diye ? Değil aslında !! Kimi zaman hiç yaşamak istemediklerimiz inadına üstümüze de gelse, çoğu şeyin suçlusu da olsak, değil !! Hayat zaman zaman, ama fırtınalı ama tsunamili herkese biraz serttir. Hayat, o dev dalgalara rağmen, birgün geliyor usul usul yanaşıyor limana.
Kitapta yer alan bir parça beni çok etkiledi. Zaten bildiğim bir şarkı idi, fakat hikaye ile bütünleşince daha bir anlam kazandı.
"Ah, peşimde rüzgâr, ne yağmurlar dost ne bir kıyı var, deliyim
 Ah, düşlerim kaldı, yalnızım düşlerim kaldı, deliyim
 Ah, yaralı kalbin, sönüp gidecek yaralı kalbin, delisin
 Ah, küçücük gemi, dönmezsin bir daha geri, delisin"

Kitaba gelince; Ceren, bir trafik kazasında annesini kaybettikten sonra hayata karşı susar. Sessizliği ile kendini cezalandırır. Peki ya hayat ne idi ?

Altı çizilenler;

"Ben konuşsaydım, kendimi anlatmaya çalışırdım. Beni anlamanızı isterdim. Ama bu imkansız, değil mi? Ben konuşsaydım, susardım." (Syf.11)

"İnsan "Ne fark eder" dediği zaman hiçbir şey için uğraşmıyor." (Syf.39)

"Anlamıyorsan, aklın ermediğinden değil, zamanı gelmediğindendir." (Syf.50)

"Ne kadar gizlenirsen o kadar görünürsün. Ne kadar kaçarsan o kadar yakınlaşırsın. Ne kadar sakınırsan o kadar acırsın. (Syf.68)

"Yo, o kadar kolay değil bu. Hiç kolay değil. Hayat öyle akşamdan sabaha değişen bir şey değil. Öyle direksiyonu çevirdin mi dönen bir araba değil. Sen uğraşıp uğraşıp dümeni zar zor iki milim oynattıktan yıllar sonra, yönünü belli belirsiz, fark edemeyeceğin kadar az değiştiren, iğrenç, dev bir gemi." (Syf.119)

"Bizim böyle kötü bir huyumuz var işte.
  Her şeyi birbirine çarpar, tozu dumana katarız.
  Çünkü o zaman, etrafına bakınca hiçbir şey göremezsin.
  O zaman. dönüp kendine bakmayı akıl edersin." (Syf.140)

Ve son olarak;
"Ya soba sırf sen öyle olduğunu düşündüğün için sıcaksa? Ya soba sen ona ne dersen o oluyorsa?"











İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder