6.01.2016

Mahir Ünsal Eriş / Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde

Ne zaman Mahir Ünsal Eriş okusam, ruhum, hüzün ve çocuk sevinci ikilisi ile kapışıyor. Bir yandan çocukluğunu özleyip, bir yandan yaşadığın an itibari ile hüzün basıyor ruhunu. Yazarı okuyanlar bilir ki; dili sade, yalın ve akıcı. Sizi sıkmadan akıp giden öyküler.
Biz eskiden arkadaşlarımızı, dost rütbesine terfi ettirir çok severdik. Şimdi hepsi "anı"lar altında yazılan birkaç cümle. Artık pişmanlıklarımızla boğuluyoruz sadece. Çabalamak adına koşar iken, sizle koştuğunu sandığınız insanların fütursuzca yürüdüğünü görmek artık hayat.
Neyse ki Mahir Ünsal Eriş gibi yazarlar var da; yaşadığımız andan bizi alıp, eski, bahçeli evlerin merdivenlerine oturtup çocukluğumuzu anlatıyor adeta. İyi ki kitaplar var ve nefes alabildiğimiz bir atmosfer sunuyor bize.

Kitaba gelince; 14 öykü. Birbirinden farklı, bir o kadar sıcak karakterler. Dostluklar, boşuna çabalar, yoksulluklar, yalnızlık, yarım kalmışlık. Sıcacık öykü özleyenlere tavsiye.

Altını çizdiklerim:

"Ne çok değişiyor dünya, sanki her sabah dünden akılda kaldığı kadarıyla yeniden kuruluyormuş gibi. Her gün biraz daha kendine benzememeye başlıyor her şey o yüzden." (Syf.26)

"Kafamın içi öğlen uykusu gibi güzel, uyuşuk ama bir yandan da..." (Syf.47)

"Hayat boşluk kaldırmıyordu çünkü, boş bıraktığın yeri gelip kendi dolduruyordu." (Syf.106)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder