4.11.2015

Uygar Şirin / Karışık Kaset

Kitap uzun zamandır kitaplığımda beni bekliyor. Bu kadar sıcak anlatımlı bir kitabı, ruh halimin tam da buz gibi olduğu zamanlarda okuduğum için çok şanslıyım. Çocukluğu 90'larda geçen, özellikle müzik dünyasında nostalji yapmak ve eski şarkıları günümüzdekilerden daha çok sevenler kesinlikle okumalı. Nostalji türk müzikleri dinlemeyi seven biri olarak; çok eski şarkıları bildiğimi sanıyordum. Kitabı okuduktan sonra anladım ki; ben birşey bilmiyormuşum. :)) Yazarı bu konuda ayrıca tebrik etmek istiyorum. Nasıl bir araştırma kabiliyeti ise; muazzam eserlerle karşılaştım. Kitabı okurken; bu hangi şarkıydı, bu hangi sanatçı idi, bunun müziği nasıldı derken hepsini az çok dinlemiş oldum. Bugüne kadar hiç dinlemeyip, kitap sayesinde aşina olduğum ve çok önceden dinleyipte unuttuğum birçok eseride not ettim. Arada nostalji yapmak için :)) 
Herkesin hayatında "Karışık Kaset" yapmışlığı vardır. Haliyle benim de var. İlki 4. sınıftayken idi. O yaşta ne anlıyordum bilmiyorum ama, başa sarıp sarıp dinlediğim tek şarkı "Burak Kut/Benimle Oynama"ydı. Anneanne ve dede ile büyümüş biri olarak benim favorim Türk Sanat Müziği idi oysa ki. Ve hala öyle !! Sizin ki ne?  
Kitap biter bitmez, kitabın beyaz perdeye uyarlanmış filmini izledim. Düşüncem hep aynı; kitaplar kitap olarak kalmalı. :)) Fena değildi ama; insan ister istemez filmde olmayan, kitapta bulunan ayrıntıları arıyor. 
Kitabın tek sevmediğim yanı kapağı. Bir önceki baskıyı epey aradım, hani şu üzerinde kaset olan yeşil kapak, maalesef bulamadım. :(( Bu ise daha çok film afişi gibi olmuş sanki.

Kitaba gelince; Kronolojik bir müzik kitabı yazmaya çalışan Ali'nin oğlu Ulaş. Babadan dolayı müzik hayranı, kaset koleksiyoncusu. Bir başlık altında karışık kaset yapmayı seven ve çocukluk aşkını hiçbir zaman unutamayan müzik ruhlu bir genç. Yıllar sonra neler mi olmuş, ee hepsi kitapta :))

Altı çizilenler;

"Çocuklukta dinlediğin, gördüğün, yaşadığın şeylerin çıkmayan bir leke gibi, damga gibi, hani kovboy filmlerinde ineklerin kıçına kızgın demirle damga vururlardı, öyle bir damga gibi sana yapıştığını kanıtlıyor. Kaçamıyorsun. Kaderin oluyor o senin." (Syf.153)

"Korkum hayatın gözlerinin içine bakıp 'İşte şimdi anladım' demek için 83 yaşını beklemek zorunda kalmak. Yaşlanmanın korkutucu yanı ölümün yaklaşması değil, gerçekleştiremediğin hayallerin için kurduğun 'Canım, nereden baksan daha önümde ....... yıl var' cümlesindeki boşluğa yazdığın sayının giderek küçülmesi." (Syf.187)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder