5.10.2015

Murat Özyaşar / Ayna Çarpması

Yeni yazar keşiflerine devam. Benim için yeni yazar demek; yeni harfler, yeni kelimeler, yeni cümleler demek…Yeni heyecanlar, yeni hüzünler, yeni sevinçler demek…Hayatıma giren yeni kahramanlar demek…Yazarı, son zamanlarda raflarda ve sosyal medyada patlayan "Sarı Kahkaha" ile keşfettim. Kapağı ile bir hayli ilgi çekmesine rağmen, yazarın ikinci kitabı olduğunu öğrenince ilk kitabından başlamalıyım düşüncesi ağır bastı. Hiç pişman olmadım. Kelimelerin bir nehirden oluk oluk aktığı hoş bir zaman dilimi idi benim için. Sevgili yazarı ilk kitabı ile tanımak güzel bir tecrübe oldu. Öykü severlere kesinlikle tavsiye. Şimdilerde "Sarı Kahkaha"yı okuyan ben yakın zamanda yine buralarda olacağım.

Kitaba gelince; Doğduğu toprakları satırlara taşıyan yazar, kitapta bulunan 12 adet öyküye; parçalanmaları, yok oluşları, var olma çabalarını aktarmış. Hayatın taa içinden…

Altı çizilenler;

"Oysa unutmak isteyip de O'nu hatırlayan hep ben!" (Syf.25)

"Mademki insan bir gecikmedir şu dünyada, kavuşmak fiilinin üstünde ancak ve ancak güzel atlar koşabilir. Madem, gitmekten başka gidecek yerim yok, düğmelerimi ilikleyip öylece çıkmalıyım karşıma. Paltomuda almalı, üşüyebilirim. Malum, mevsim kış." (Syf.49)

"Bir zamanlar doğru sandığım, şimdiki pişmanlıklarıma dönmek için yoldayım. Sizden de biraz tuz var yanımda." (Syf.51)

"Cebimde kış taşları biriktiriyorum daha da uzağa gitmek için." (Syf.52)

"N'eyledim, ben bu uzağa uzak olayım için mi geldim ?" (Syf.53)

"Bazı sözleri söylemek, yapmaktan zordur…" (Syf.63)

"…insanın yarası sağken anlaşılmalı." (Syf.77)

"Ayna ve kutu: Hep kırılan bendim karşısında." (Syf.79)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder