19.10.2015

Barış Çağrı Genç / İçindeyim

Epeydir öykülere biraz ara verip roman okumak istiyordum. Beni kitaplığımda bekleyen "İçindeyim" ile güzel bir dönüş yaptım roman dünyasına. Okuduktan sonra, neden bu kadar bekletmişim hayıflanmamı tabii ki yaptım.
Aslında hiç unutmamamız gereken duygu, düşünce, değer yargılarını hatırlattı kitap. Sayfadan sayfaya geçerken, insani olguların aslında küçük küçük noktalarda olduğunu görmek sizi biraz sızlatıyor. Zormuş gibi görünen şeyler aslında, biraz görmek ve yerine koymakla çok kolay hale gelip, anlaşılabilir. İnsanları, yaşadıklarını, dertlerini, mutluluklarını iletişim halindeyken, karşılıklı konuşurken, göz teması ile anlayabilmek çok zor değil aslında. Ama illa ki yaşayıp öğreneceğiz diyoruz bazen !!  Bizim unuttuğumuz, bize sunulan şu aciz vücudun içinde atan bir kalbimizin olduğu, ki o kalp sadece kan pompalamıyor emin olabilirsiniz !! Hayatın bazı anlarını, zorluklarını yaşamadan da hissedebilme yetisine yeteri miktarda sahibiz; sadece kendi dünyalarımıza dalıp, bu yetiyi unutuyoruz. Ben merkezcilikten boğulmak üzere olduğumuzun bile farkında olamıyoruz bazen.
Kitaba ilk başladığınızda, fantastik yönü biraz daha göze çarpsa da, sayfalar ilerledikçe, size vermek istediği noktalar daha çok çarpıyor. Uzun bir hayatın, kırmızı kalem ile altını çizmemiz gereken önemli satırları gibi karşınıza çıkıyor. Kesinlikle okunmalı.

Kitaba gelince; Selim Mert Duru normal seyrindeki hayatına devam eder iken, farkeder ki; berberde traş olduğu andan itibaren kendini farklı bedenlerde buluyor, taa ki bir daha ki berber koltuğuna oturana kadar. 

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder