9.09.2015

Adnan Binyazar / Şah Mahmet

Gönül isterdi ki; şuraya yazdığım yazıyı ülkede herşey güllük gülistanlık iken yazsa idim. Ama hayat hiçbir zaman istediğimiz gibi yönlenmediği gibi, istediğimiz anları da yaşayamıyoruz. Acılar yaşasak dahi; herşeye rağmen nefes almaya devam ediyoruz. Bundan sonra yaşamımda ki tek ilkem olan "daha çok okumak, daha çok yazmak"ı uygulamaya koymak bile daha iyi hissettirdi. Acıları paylaşırken bir yandan geleceğe ışık olmak da gerek !!

Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Öncesinde "Masalını Yitiren Dev"i okumuştum. Adnan Binyazar'ın kendi hayatından bir kesiti anlattığı, otobiyografi türündeki kitap hala yüreğimin cız eden yerinde durur.

Bu kitapta ise yazarın öykücülüğü ile tanıştım ve bir kez daha hayran oldum. Romanında ki tat hiç şüphesiz öykülerinde de yer almış. Derinlerdeki duyguları, bizdenmişcesine satırlara aktarmada gayet başarılı ve öykü kahramanlarını yanınızda hissedermişcesine gerçekçi bir anlatım. Öykü sever tüm okurların tanışması gereken bir yazar.

Kitaba gelince; 8 öykü, 8 hayat, 8 kahraman. Şah Mahmet, Hayri Bey, Nevriye ve dahası; sizi alıp farklı zamanlarda farklı hayatlara sürüklüyor. Uyku Güzeli ve Eller uzun süre dönüp dönüp okuyacağım öykülerin arasına girdi.

Altı çizilenler;

"Zaman, belleğin düşmanıdır." (Syf.20)

"İnsan, zamanaşımına uğradığını varsaydığı "geçmiş"te yaşadıklarını bir türlü unutamıyor…" (Syf.36)

"Şu "zaman"ın ettiğine bak; dünyada hem acı çekeceksin, hem o acılardan kurtulamayacaksın!" (Syf.36)

"Kent çocuğunun eli toprağı tanımaz. Toprak, tanımayana uysal yanını göstermez." (Syf.49)

"…sevinci anlatan olmuştur da, hüzün hep hüzün kalmıştır…" (Syf.52)

"Hayat dediğin nedir ki, bir gün gördüğünü başka bir gün görmemekten başka ! Sonra düz bir boşluğa düşüyorsun; başı sonu bu !.." (Syf.61)

"…çok iş yapar görünenler, devinim çarkını boşa döndürerek elindekini bir yerden alıp bir yere koyan, sonra da koyduğu yerdekini alıp eski yerine aktaran birer kör dolap beygiridirler." (Syf.67)

"Ancak sevdaya tutulanlar anlar, çocuklukla yetişkinlik arasının bir adımlık yol olduğunu." (Syf.103)

"…insan dediğin, ağzının tadını kendi sofrasından başkasında bulamaz…" (Syf.103)

"…çöl uzaktan görünmez, ona içinden bakacaksın…" (Syf.104)

"Bilinç neydi?
  Benliğin sonsuz boşluğunda zerre olduğuna erme duygusu…" (Syf.136)

"Kulak asma, ömrünü bağırtılı çağırtılı yaşayanlara, dedi, derinliksizdir onlar, derinliği olmayanın dinginliği de olmaz…" (Syf.143)

"Göç davulu vurmayınca, ışığın sonlu olduğu bilinmiyor !…" (Syf.155)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder