14.08.2015

Sema Kaygusuz / Barbarın Kahkahası

Uzun zaman sonra yeni yazar ve yeni bir kitap. Her yeni kitap, yeni bir hayat tecrübesi gibi. Okuduklarınız, anladıklarınız, yeni tanıştığınız karakterler size farklı pencereler açmakla kalmıyor, farklı yollara farklı açılardan ışık tutabiliyor. Kitap yolculuğunuzda tanıştığınız her yeni yazar eve gelen misafir gibi aslında. Muhabbetinden hoşnut iseniz; saatlerce sohbet eder, ayrılık vakti geldiğinde yeniden görüşme planları yaparsınız. Fakat tat almadıysanız, biraz ittirmeyle devam eder sohbet ve hitap eden bir tat yok ise yarıda kesilir. Sema Kaygusuz ise eve tekrar misafir etmekten hoşlanacağım bir yazar oldu. Bölüm bölüm yazılmış olan roman, her bölümde farklı bir içsel hesaplaşmaya değinmiş olsa da, bölümler birbirinden bağımsız gibi görünse de, bittiğinde kafanızda oluşan bütünlük sizi şaşırtıyor. Ve biliyoruz ki; herkesin etrafa gülücükler dağıtırken içinde kanayan, kabuk bağlamamış yaraları var. Kesinlikle okunası bir kitap.

Kitaba gelince; Mavi Kumru Moteli'nde kalan bir grup insan, otelde yaşanan bazı garip olaylarla, birbirleriyle daha fazla iletişim kurmaya başlar ve her birey kendi iç dünyasına girip, kendine ait olguları tartar. İç hesaplaşma, otokritik, biraz gerilim, biraz polisiye.

Altı çizilenler;

"Hayvanın gözü var ama ifadesi yok. Dakikalarca avucumda ifade aradım. Bu bile insan hilesi. Acıyı göremeyince canı yanmıyormuş gibi düşünüyorsun." (Syf.34)

"Sıradan bir olumsuzluğu büyük acılardan kalan deyişlerle anlatırsan, asıl keder görünmez hale gelir." (Syf.39)

"Koklamadan, değmeden, tatmadan, işitmeden bakanlar, sadece bakanlar, gerçeği gördükleri kadar zannederler." (Syf.60)

"…gaibe karışan hayalettir çocukluğumuz. Kimi zaman matem havasında, kimi zaman nostaljik içlenmeyle yad ettiğimiz çağ, zannedildiği gibi çocukluğumuz değil, bağrımızda saklı çocuksuluğumuzdur." (Syf.124)

İyi Okumalar :))




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder