4.02.2015

Mahir Ünsal Eriş / Olduğu Kadar Güzeldik

Kitap bitti. Ama bıraktığı izler, sızlayan bir yaranın sürekli kendisini hatırlatması gibi benimle. Kitabı elinize aldığınızda kapağınıza bakmanız bile ne kadar bizden, içimizden olduğunu anlatıyor. Çocukluğunuz, gençliğiniz, yaşlılığınız yansımış satırlara. Dönem dönem kendinizi okur gibi. Naif, sıcak, dingin. Yazarla ilk tanışma kitabımdı. Belli ki son olmayacak ! Hali hazırda "Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde" kitaplığımda okunacaklar arasında. Son günlerde verilen habere göre ise yazarın martta (2015) bir kitabı daha çıkıyor. Şimdiden merakla beklenenler arasında.

Kitaba gelince; Herbiri içten 8 öykü. Hepsi sevilesi fakat ben en çok "Kanatlarımız olsa be Metin"i sevdim. Kitaplığınızın bir köşesinde yer etsin bu öyküler.

Altı çizilenler;

"Biri gelip bizi tezgahtan alana kadar, bir manavın önlüğünü süre süre parlattığı elmalar gibi cilalayıp duruyoruz kendimizi. İlk ısırıktan sonra, ısırılan yerlerimizden kararmaya başlıyoruz ama." (Syf.21)

"Bütün bu olan bitenden, bütün bu yaşadıklarımızdan, yaptıklarımızdan, biriktirdiklerimizden, gördüklerimizden sonra illa ki ölecek olmak hakikati..." (Syf.27)

"Umut çok garip bir şey, insanı olduğundan daha aptal etmeye yetiyor." (Syf.38)

"Denizde, suyun üstünde bırakırsın ya kendini. Düz yatmak için değil ama, yüzüstü, kollar bacaklar serbest. Denizanası gibi. Uzaydaymışsın gibi sanki. O hissi çok özlüyorum ben. Kendi ağırlığından kurtulma hissini." (Syf.61)

"Ne olursa olsun, çocukken hayat, koptuğu yerden daha kolay devam edebiliyordu." (Syf.88)

"Öyleyse yaşamak, hayata karşılık hayallerden vazgeçtiğimiz bir kaybetme biçimidir." (Syf.115)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder