14.01.2015

Hakan Bıçakcı / Doğa Tarihi

Çok sevdiğim bir arkadaşımın hediyesi olan kitap nihayet bitti. İlk başlarda biraz sıkıldığımı kabul ediyorum. İşlediği konu yönünden tam da içinde bulunduğumuz zamanı anlatan bir kitap olmasına rağmen; çok fazla tekrar olduğuna, ve bu tekrarlardan dolayı gereksiz uzatıldığı kanısına vardım. Bende dahil genel olarak hepimiz teknolojinin köleleri gibiyiz. Teknoloji ve teknolojinin bize getirdiği rahatlığa hemen alışıyor ve vazgeçilmez hale getiriyoruz. Aslında o kadar fanusa hapsedilmiş durumdayız ki ! Farkına varmak mı, yoksa farkına vardıktan sonra göreceğimiz gerçek mi korkutuyor bizi ? Biz ne kadar görmezden gelsek de, bilinçaltımız birşeyleri kaydediyor…Onun içindir ki; kendimize bir farkındalık yaratıp, toplumun kendini taklit eden kısmına değil de, kendimizin olduğu kısma daha çok kayar ve ilgi alanlarını genişletirsek o kadar iyi hissederiz.

Kitaba gelince; Doğa, kendini bulunduğu topluma kabul ettirebilmek için kendi benliğinden yavaş yavaş vazgeçen plaza çalışanı bir bayan. İşi ve lüks sayılan evi arasında nasıl bir kıskaca sıkıştığının farkına varmaksızın ruhsal bunalıma doğru sürüklenir.

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder