28.11.2014

Meltem Arıkan / Yeter Tenimi Acıtmayın

Sonradan yaptığım araştırmalara göre; aslında yasaklı bir kitabı okumuşum. 2004 yılında, cinsellikle alakalı rahat dilinden dolayı yazarın bu kitabı toplatılmış. Fakat daha sonra, görülen davaların sonunda tekrar baskıya girmiş. Aslında bilmediğimiz şeyleri yazmamış yazar. Bildiğimiz halde dile getiremediklerimizi yazmış. Aile içi ensest ilişkiler, çocuk yaşta maruz kalınan tacizler. Sansür uygulamadan açık açık yazmış yazar. Zaman zaman donup kalıyorsunuz, kendinize geldiğinizde gözlerinizden yaşlar süzülüyor. Çünkü biliyorsunuz ki; günümüzde hala ensest ilişkiye maruz kalan çocuklarımız var. Bu gerçekten acı birşey. Bunları şuan yazmak bile zor. Bunları yaşamadığınız için seviniyorsunuz belki ama bir tarafınız hep buruk. Kimsenin yaşaması adil değil çünkü. Çocuk yaşta yaşanılan taciz, tecavüz, ensest yaklaşımlar ileride bireyi çıkılmaz bir psikolojik bunalıma sokabiliyor.

Kitaba gelince; Sude, Çakıl, Derin ve Ada. Yıllar önce kendi yaşadıkları travmadan kurtulmuş ve hayatta başarılı olmuş dört kadın. Bundan sonra ki amaçları; kendi yaşadıklarına benzer şeyleri yaşayan kadınları hayata kazandırmak.

Altı çizilenler;

"İnsanlık, binlerce yılda edindiği ve biriktirdiği bazı bilgileri, ataerkil kültürün baskıcı yönetimleri nedeni ile özgürce kullanamıyordu. Statükocu güçlerin denetimindeki bilim adamları, popüler bilim şemsiyesinin altında yer alırken, radikal yaklaşan bilim adamları ise çalışmalarını daha dar bir kitle ile paylaşıyordu."

"Şans, insanların yarattığı olumlu bir olasılıktan başka birşey değildir. Sen çaba harcamazsan, sürekli kendine acırsan, olumlu olasılıklar karşına çıkmaz."

"Süregiden düzeni değiştirmek istiyorsan, doğru olan ilk adım kadınların değişimini sağlamak."

"Üzüntünde yanında olanlar ya da üzüntünü paylaşanlar değil, mutluluğunu seninle paylaşabilenler ancak gerçekten seni sevenlerdir."

"İnsanları ve ilişkileri anlamak, anladığını sanmak, hayatı çözdüğüne inanmak, aslında yeniden yeniden hep başa dönmek, hiç kimse için kolay olmuyor. Hatta bazen kendi kendine, anlamak eyleminin mutluluk getirip getirmediğini bile tartışabiliyorsun. Anlamaya çalışmak son derece yorucu bir eylem, tıpkı anlatmaya çalışmak gibi."

İyi Okumalar :))

27.11.2014

Can Dündar / Abim Deniz

"Darağacında Üç Fidan" ve "Gülünün Solduğu Akşam"dan sonra; yine hüzün, ama bir o kadar da cesaret kokan bir kitapta yine sevgili Deniz Gezmiş ile birlikteydim. Bazı satırlar birebir aynı olsa da; yüzlerce kez daha sindirerek okuyabilirim. Üç fidanın canı, haklı savunmalarına rağmen, yıllar önce idam edilen üç cana karşılık alındı. O kararı verenler vicdanlarıyla boğuşurken neler düşündüler / düşünüyorlar merak ediyorum. Üç gencecik insanı kimsenin canına dahi zarar vermemişken, sadece görüşlerinden dolayı ölüme mahkum etmek. Ve en korkuncuda milenyum dediğimiz yılları yaşamaya başladığımız halde, hala görüş ayrılıklarından dolayı ölen insanların olması. Ne kadar olumsuzluklar yaşansa da ben umudumu yitirmek istemiyorum; "Güzel günler göreceğiz çocuklar" !! (Nazım Hikmet Ran)

Kitaba gelince; Sevgili Can Dündar ve Deniz Gezmiş'in kardeşi Hamdi Gezmiş tarafından derlenen kitap gerçekten iyi bir çalışma olmuş. Birçok fotoğraf, mektup, kararname ve dilekçeleri açık açık paylaşan, üç fidanın solmasına kadar ki süreyi bizlere apaçık sunan bir kaynak olmuş adeta. Kesinliklikle okunmalı ve gelecek nesiller için kitaplığınızın bir köşesinde bulunmalı.

(Not: Bu sefer bir ilk olarak altını çizdiğim birkaç fotoğrafı paylaşacağım. Altını çizdiğim cümleler dışında o kadar çok şey vardı ki paylaşmadan edemeyeceğim!!)

Altı çizilenler;

"İyi lider, cesaretle öne atılmasını bildiği gibi, gereğinde durmasını da bilendir." (Syf.136)

"…sanatçılık politikacılıktan çok üstün bir meziyet. Yüzyıllar boyu yaşayacak bir şey. Eski yunan ustalarından nasıl vazgeçemiyorsak onun gibi bir şey. Ünlü bir devrimci diyor ki; "herşey değişecek fakat Beethoven'ın 9. senfonisi çalınmaya devam edecek." (Syf.287)

"İnsanlar doğar büyür yaşar ölürler, önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığın süre içinde fazla şeyler yapabilmektedir." (Syf.436)

İyi Okumalar :))