31.10.2014

Işıl Şenol / Asma Pansiyon

Yine içimi ısıtan, tarih ve güzellik kokan bir kitabı daha bitirdim. Bir kitap sitesinin yapmış olduğu indirimden, içeriğini okumadan kapağına vurularak almıştım. İyi ki almışım ve kitaplığıma eklemişim. Adını sık sık duyduğum, internetten yaptığım araştırmalarla öğrendiğim ve güzelliğine vurulduğum Bozcaada'ya ise kitap sayesinde, sadece satırlarla dahi tekrar mest oldum; ve gitmek kesinlikle farz oldu. Kitap konusu itibariyle yumuşak, içinizi ısıtabilecek, sizi güzel bir adayı sokak sokak gezdirecek nitelikte. Arayışta olan karakterler, onlara kapısını açan bir ada pansiyonu. Zaman zaman hepimiz isteriz aslında; kimseye haber vermeden çekip gitmeyi ve birkaç gün kafa dinlemeyi. Toplumun gereksiz önyargıları olmasa ve zamansız olsa da, her insana iyi gelebilecek çekip gitmeleri yapabilsek. Her insanın kendini dinlemeye ihtiyacı vardır. Çünkü her insan kendi iç sesiyle kendini bulur. 

Kitaba gelince; Birbirinden bağımsız birkaç insanın şehir hayatının keşmekesinden ve özel hayatlarında yaşadıkları sıkıntılardan kaçışı. Bunlardan biri Defne; 17 yaşında, anne ve babası o küçükken ayrılmış ve bu yüzden sorunlu bir çocukluk geçirmiş bir genç kızdır. Babasıyla tartıştığı bir günün sabahı, sevgilisi Özgür tarafındanda hayal kırıklığına uğrar ve kısa bir süre İstanbul'dan kaçmayı düşünür. Babasının çocukluğunun geçtiği Bozcaada'ya giden Defne Asma Pansiyon'un açılan kapılarında aslında babasının geçmişine gittiğini bilmemektedir.

Altı çizilenler;

"…herkesin böyle zamanları oluyordu. Kumdan kaleleri yıkıp gitmek istiyordu insan bazen. Herkesin önemli ya da önemsiz bir hikayesi vardı, mola vermek de yaşamak kadar doğaldı..." (Syf.46)

"Şehrin soğukluğu evin içinden de beterdi. İnsanlar aynı duraktan onlarca defa aynı otobüse bindikleri halde günaydın bile demiyorlardı. Ne esnaf mahalledekileri tanıyordu ne de kapıcılar dairelerde oturanları. İnsanlar sanki her gün aynı şeyleri cıvata sıkar gibi bir rutinde yapıyor, sonra da pilleri bitermiş gibi günü bitiriyorlardı." (Syf.59)

"İnsan ümidini kesince beklemeyi bıraktığı her şey gelir düşer kollarına…" (Syf.161)

İyi Okumalar :))


20.10.2014

Kadir Aydemir / Yitik Öykü

Yitik Ülke Yayınları yine çok güzel bir çalışmaya imza attı. Twitter üzerinden gerçekleştirilen projenin tek bir amacı var ; kitabın geliriyle alınacak ağaç fidanları ve tohumları ile bir orman oluşturulacak. Benimde içinde bulunduğum kitap bir tweetlik öyküler barındırıyor. İlk önce nasıl olabilirki dediğim ve sonra birşeyler karalamaya başladığım projeye bende dahil oldum. Ve içinde o kadar güzel öykülere rastladım ki; önemli olanın uzun yada kısa değil, ne anlatılmak istendiğinin olduğunu gördüm. Çok yazarlı birçok kitabı bulunan yayınevinin bu kitabıyla birlikte diğerlerinide gözden geçirmenizi diliyorum. Ağaç diken bir yayınevi emin olun ömürlük olur. Dilerim ki; Yitik Ülke çınar ömründe olsun…(Yayınevini tanımak isteyenlere : http://www.yitikulkeyayinlari.com) Zaman zaman toplu projeler hala gerçekleşmekte, takip etmeyi unutmayın...

İyi Okumalar :))
Gülse Birsel / Hala Ciddiyim

Yıllar önce bir arkadaşımda bulunan 'Gayet Ciddiyim' kitabına çok gülmüştüm sevgili yazarın. Fakat sanırım yaş itibariyle keyifli gelmiş. Kitabın devamı niteliğindeki 'Hala Ciddiyim' kitabından ise hiç keyif alamadım. Günlük yaşadığımız olayların mizahla harmanlanmış şekillerini içeriyor kitap. Gündem, gündem dışı, sosyolojik, magazinsel birçok konu barındırıyor. Sanırım kitabın basım tarihinden dolayı sahip olduğu konuların artık eskide kaldığı ve zaten artık heran karşımızda mizah dolu haberler gördüğümüz için pek keyif alamadım. Kitapları yarım bırakmak istemediğim için zorla da olsa okudum. Şöyle ki; senaryolarını yazdığı ve oynadığı dizilerde daha iyi olan sevgili Gülse Birsel'i de kitaplarını birdaha okumayacağım yazarlar arasına alıyorum maalesef. Yinede; benim zamanım bol okurum diyorsanız, okuyun derim ! Ne diyeyim :))

İyi Okumalar :))

17.10.2014

Stephanie Evanovich / Bir Kadın Nasıl Büyür ?

Yine araya sıkıştırarak birkaç günde okuduğum bir kitap daha blogdaki yerini alıyor. Birçok hayal kırıklığından sonra bestseller okumayı pek sevmesem de yine kendimi tutamadım. Verilen tepkilere ve yapılan yorumlara karşı koyamadan kitabın e-kitap versiyonunu edinip okudum. Bu arada söylemeden edemeyeceğim e-kitaptan hala haz etmiyorum !! Elimde kitap tutmayı, onun o yeni baskı kokusunu içime çekmeyi hala çok seviyorum ama kitapları saklama konusunda kafama takılan yer problemi beni e-kitaba itiyor !! Başka bir sorunda eğer bir e-kitap okuyucunuz yoksa android telefon veya ipadlerde çok ciddi göz problemleri oluşabilir !! En kısa zamanda bir okuyucu edineceğimi söyleyip kesinlikle herkese tavsiye ediyorum.

Kitaba gelince; Kocasını vahim bir hastalıktan kaybeden 32 yaşındaki Holly; kendini tüm dünyadan soyutlamış, evine kapanmış ve sürekli yiyerek geçirmekte olduğu hayatına, bir uçak yolculuğu sırasında tanıştığı Logan sayesinde veda eder ve hiç beklenmedik duyguların içine sürüklenir.

İyi Okumalar :))

16.10.2014

Gina L. Maxvell / Baştan Çıkarma Seansları

İşte bir tane daha gün içinde işlerden bunaldığınızda açıp okuyabileceğiniz, hızlı hızlı akıp giden, sizi yormayan, anlamaya uğraş vermeyeceğiniz ama keyif veren, bol aşk bol romantizm dolu bir kitap daha. Bu tarz kitapları amerikan filmlerine benzetiyorum ben. Konu aşk ve mutlu son olunca keyifle izlenenlerden hani. Şu iş yoğunluğunda alıp alıp sakladığım çıtır çerez kitapları bitireyim ki; 2015'e sıkı bir kitap listesi ile gireyim diye düşünüyorum. Eğlenmek istiyorsanız okuyabilirsiniz. Ama benim zamanım bol, rahat kitap okuyabiliyorum diyorsanız çokta zaman harcanacak bir kitap değil. Zamanı bol ve kafası rahat olanlara geçmiş kitap tanıtımlarıma göz atmalarını rica ediyorum. Şayet daha okunası kitaplar mevcut.

Kitaba gelince; Sakatlığı nedeniyle şampiyonluk ünvanını kaybedecek olan ünlü boksör Reid Andrews tedavi için gittiği hastanede yıllardır görmediği arkadaşının fizik tedavi uzmanı kardeşi Lucie'yle karşılaşır. Hayatlarını yönlendirecek bir anlaşma yapan ikili aynı evi paylaşmaya başlar.

İyi Okumalar :))
R.K. Lilley / Uçuşta

Bu ara işlerin yoğunluğu, sevimsiz kışa hazırlık olan sıkıcı sonbaharın verdiği ruhsuzluk gibi nedenlerden dolayı kitap okuyamıyorum. Güzel geçen bir tatilden sonra yoğun bir iş hayatı ise kabus. Alınacak okunacak o kadar kitap varki; artık maddi anlamda yetişemeyince bende e-kitap olayına girdim. Hem daha ucuz ve evde yer kaplamıyorlar. Tabi ki kitaplığımda bulunmasını istediğim kitapları alıyorum. Yoğunluk arasında çerez diye nitelendirdiğim kitaplar okuyorum bu ara. Aşkın ve romantizmin bol olduğu. Sanırım soğuk kış gecelerine ön hazırlık. :) Bazen fütursuzca hızlı hızlı akıp giden kitaplar okumayı seviyorum. Çok entel dantel takılarak, zaman kaybı diye düşünmüyorum. Aksine keyif verici bence. Arada eğlenmek istiyorsanız tarz dışı şeylerde okumalısınız. Tek olumsuz yanı olay örgüsü farklı olmasına rağmen içerik tamamen Elli Ton üçlemesine ait. Yazar biraz kolaya kaçmış sanki :)

Kitaba gelince; Bianca havayolu şirketinde çalışan bir hostestir. Yaşadığı travma dolu çocukluk yıllarından sonra kimseye güven duyamadığı bir zamanda karşısına çıkan James Cavendish'e nasıl hayır diyemediğini sorgular. 

İyi Okumalar :))

2.10.2014

Buket Uzuner / Selin ve Cem'le Yolculuklar

Uzun yıllardır kitaplığımda bekleyen kitabı, capcanlı kapağından dolayı bu yıl tatil kitabı yaptım ve okudum. Bloğuma ekleme fırsatını ise yeni buldum. Yazar hayranı olduğum kadın yazarlardan biri. Hemen hemen tüm kitapları mevcut ve okumadığım sanırım üç tane kaldı. Deneme türündeki bu kitap tamda sevdiğim tarzda. Sanat ve hayat hakkında sizi bilgi yumağına sarmakla kalmıyor, birçok kitap, film ve müzik önerisi sunuyor. Hepsini not aldım. Sanırım kitap, film ve müziklerden oluşan bir Selin ve Cem dosyam olacak. Gençlik döneminden hayata atılan tüm gençler okumalı bence. Özellikle sanat ve yazarlık konularında ilerlemek isteyenler !! Ben biraz geç kaldığımı düşünsem de, çok keyif aldım ve hala uygulayabileceğim birçok şeyi not ettim. Yapılan sohbetlerin içerisindeymişcesine, sizde kendinizce yorumlar yaparak okuyorsunuz kitabı. Kesinlikle okuyun derim ben. Bol bol not almayı unutmayın üstelik.

Kitaba gelince; Sevgili Buket Uzuner'in gönüllü yardımcıları olan Selin ve Cem ile; hayata, sanata ve kitaplara dair paylaştıklarının anlatısı.

Altı çizilenler;

"Kendi doğumudan önce olanları bilmeyen, sürekli çocuk kalmaya mahkumdur." (Önsöz)

"Türkiye henüz uyanmak üzere. Daha uzun zaman yataktan çıkıp gerinemeyecek bile ama bu arada, yeniye ve umuda doğru çalımlar sizlerin, bizlerin sayesinde olacak. Batılıların ninelerinin, dedelerinin yaşadığı değişim ve dönüşüm sancılarını bizler ancak yaşıyoruz ve yaşayacağızda..." (Syf.29)

"Hiçbir şey hiçbir zaman aynı kalmazken, bazen herşeyin hala güzel olabilmesi ne büyük mucizedir." (Syf.56)

"Herşeyin daha iyi ve daha fenası olduğunu anlamak, kavramak, bunu kabul etmek ne zor, ne acıtıcı bir öğretidir." (Syf.59)

"Hiçbir fotoğraf, insanın hafızasında korudukları kadar canlı kalamaz." (Syf.201)

İyi Okumalar :))