24.06.2014

Kadir Aydemir / Cunda Öyküleri

Çok istememe rağmen gitmek hala nasip olmadı, fakat içinde Cunda'nın evlerinin, sokaklarının, denizinin geçtiği çok güzel öyküleri Yitik Ülke kitaplıklarımıza armağan etmiş. Gitmesem de, araştırdığım kadarıyla tarihi dokusu güzel olan Cunda'nın, sokaklarını gezmek, denizine girmek öyküler aracılığıyla da olsa keyifli idi. Yine emek harcanmış bir Yitik Ülke kitabı ve yeni yazarlar. Yeniliklerine sürekli şahit olduğumuz yayınevinin kitaplarını kesinlikle alıp okuyun. Kitaplığınızın bir köşesinide Yitik Ülke şenlendirsin.

Kitaba gelince; Birbirinden bağımsız 27 yazar ve öykü. Hepsinin noktaları, virgülleri, kelimeleri, cümleleri farklı da olsa; karşınıza çıkan hep Cunda. Keyif alacağınız öyküler sizi bekliyor. Tam bir yaz kitabı.

Altı çizilenler;

"Yaşamak çok amaçlı köprüler kurabilmeyi, güzel yaşamaksa; o köprülerden güle oynaya geçebilmeyi gerektiriyor." (Syf.42)

İyi Okumalar :)) 

18.06.2014

Bedia Ceylan Güzelce / 1473

Sosyal medya aracılığı ile tanıdığım ve merak ettiğim kitap, çok kısa bir süre içinde bitti. Değişik bir tarz. Masal tadında tarih. Bir kirpinin anlattığını varsayarsak; La Fontaine masallarını okur gibi hissettim. Hayvanlar ve insanlar aynı satırlarda, aynı duyguları paylaşıyor. Kitabı bitirdikten sonra masal okumayı özlediğimi hissettim. Ayrıca tarih içerikli kitapları, beni araştırmaya ittiği için çok seviyorum. Belki uzun yıllar önce okulda gördüğüm Otlukbeli Savaşı'nı kitabın satırları arasında gördüğüm an, derin bir araştırma yaptım. Tarih okumayı genel olarak severim, fakat masalsı bir şekilde okumak bana ayrıca keyif verdi. Fırsat bulursanız okuyun derim.

Kitaba gelince; Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan ve Osmanlı hükümdarı Fatih Sultan Mehmet'in devletleri arasında geçen Otlukbeli Muharebesi masalsı bir yanıyla aktarılmış.

Altı çizilenler;

"İnsanın yarası neredeyse, kalbi de orada atar." (Syf.19)

"Tarih, kimseyi hatırlamayan bir ihtiyar. Ona yalnızca yazanlar inanıyor." (Syf.21)

"…birini memleketinmiş gibi sevebilirsen, bir avuç toprağıyla yetinmeyi de öğrenmen gerekir." (Syf.36)

"Ahh sesi bir ömrün virgülüdür." (Syf.71)

İyi Okumalar :))

17.06.2014

Yekta Kopan / Fildişi Karası

Yazarın ilk kitabı, fakat benim dördüncü Yekta Kopan kitabım. Yine çok keyif aldığım birbirinden güzel öyküler. Sevgili yazar öykülere bakış açımı değiştirdi. İtiraf etmek gerekirse yazarın kitaplarını okumadan önce çokta öykü sever değildim. Ama şimdi hem yazarın, hem diğer yazarların öykü kitaplarını büyük bir istekle takip ediyorum. Yazarın tüm öykülerinde hayatınızdan bölümler bulabilirsiniz. İçimizdekini bize sunan satırları okumak büyük keyif. Göremediklerimiz, belkide görmek istemediklerimizle aniden karşılaşmak!! Kesinlikle tavsiye kitaplarımın arasında. Alınıp okunmalı, arada geri dönüşler için kitaplığın bir köşesinde bulunmalı.

Kitaba gelince; İç sesler, söylenemeyenler, kalp kırıklıkları, anlaşmazlıklar. Hep bizle olan, ama bir türlü dışarı yansıtamadıklarımız. Birbirinden güzel on öykünün, deniz misali,  satırları arasına dalmaya hazır olun. 

Altı çizilenler;

"…gerçeğin bize nasıl duygular yaşatacağını, onunla yüzleşene kadar bilemiyoruz." (Syf.14)

"Ne kadar garip değil mi, insan zamanın nasıl geçtiğini bir tek kendisinde göremiyor." (Syf.54)

"Bütün kapılar ardına kadar açıldıktan sonra, açılamayacak kilitler yapmanın ne gereği var ?" (Syf.105)

İyi Okumalar :))

16.06.2014

Cem Akaş / 7

İndirim günlerinden edindiğim kitabın ilk yayın tarihi 1992. Biraz içerik, biraz arka kapak okuduktan sonra merak edip sepete ekledim. Açıkcası ilk sayfalarda biraz sıkıldım. Ortalarda biraz sarmaya başladı ve sonra yine sıkıldım. Her seferinde yazarın yazılanları biryerden kesip; bu bir rüya deyip asıl anlatmak istediğine geçiş yapmasını bekledim. Bazı kitapları okuduğumuz zamanlar gerçekten önemli. Sanırım "7" kötü bir ruh halime denk geldi. Konusu, içeriği, karakterleri bakımından heyecanlı, hırslı, sürekli savaş halinde olsa da ben pek adapte olamadım kitaba. Belki de içeriğinde ki dinsel ve cinsel izlenimler sarmadı beni. Belki yanılmışımdır diyerek önümüzde ki zamanlarda tekrar okuyacağım. Merak edenler okusun, ve yanıldığımı savunanlar eleştiride bulunsun ki; ne göremediğimi anlayayım !!

Kitaba gelince; Yağmur ve Hakan, Yağmur'un kitapçı dükkanında tanışırlar. Yağmur'un; içinde bulunduğu ve inandığı dinin peygamberi olarak Hakan'ı göstermesiyle farklı bir olay örgüsü içine girerler.

İyi Okumalar :))

11.06.2014

Buket Uzuner / Gümüş Yaz

Nisan ayında okuduğum kitabı bloğuma yeni aktarıyorum. Okuma hızımı eski hızına kavuşturan ben, bloğumu ihmal etmeye başladım. Denge !! 

Biyografi / otobiyografi severi olan ben, yine tadı damağımda kalan bir kitap okudum. Birde sevdiğim bir yazarın ise; kitap tadından yenmez. Öyle de oldu. Kesinlikle okumanız gereken bir yaşam. Özellikle 'yazar' olma yoluna girenlerin kesinlikle başucu kitabı olmalı. Deneyim adına !! Sevgili yazarın, yazarlığının ilk 25 yılını büyük bir keyifle okuyacaksınız. Darısı nice 25 yıllara…

Kitaba gelince; Feridun Andaç'ın sevgili yazar ile yaptığı röportajla başlayan, soluksuz okuyacağınız kitapta; denemeler, kitaplar, yazarlar sizi bekliyor. 

Altı çizilenler;

"Deli kızlar, kafasına koyduğunu yapan, kendine güvenen, kuralları sorgulayan, aykırı çocuklardır." (Syf.4)

"Huzursuz ruh durumuyla doğmuş ve canı çok sıkılan çocukların büyüyünce edebiyatçı olma şansları daha fazladır bence." (Syf.48)

"Şehirlerin karakterleri de insanlara benzer. Bazısından hiç bıkmazsın, bazısına dayanamazsın." (Syf.90)

"Önemli olan makina değil. Makinaya herkes sahip olabilir. Deklanşöre herkes basabilir, önemli olan o bakış. Onu sanat yapanda budur." (Syf.95)

"Türkçe benim anavatanım, mutluluğun resmi yapılamaz belki ama mutluluğun şiiri ve romanı bal gibi yazılır." (Syf.189)

"Herşey kendi zıttını içinde taşır ve biz bazen bu öbür yarımızla açıkça yüzleşir, onunla karşılaşırız." (Syf.271)

"Dostluk, paylaşma duygusu ve hayata karşı istekli olmak durumu…Bu üçü çok özel bir bileşimdir." (Syf.369)

İyi Okumalar :))


10.06.2014

Selva Nuaymi / Haram

Kitap, çağdaş Arap Edebiyatı'nın ilk erotik romanı imiş. Bir sitenin indirimli kitaplar kısmından aldım. Suriye'de yasaklanmış olması cezbetti birazda. Ama hiç beklediğim gibi değildi. Yazar her ne kadar açık olduğunu düşünse de, arap dünyasında kadınların cinsellikte sindirilmişliğinden kurtulamamış bence. Aşk ve seks arasında sıkışıp kalmış gibi. Ne hissedeceğini tam olarak bilmiyor gibi. Ve bizim toplumsal tabularımıza aykırı olarak din ile cinselliği bir arada işliyor. Üstelik, üzülerek söylüyorum ki; çeviri çok kötüydü. Belki de çeviriden dolayı bağlanamamışımdır kitaba? Kopuk gibiydi her satır. Emeğe saygım sonsuz fakat tavsiye edebileceğim bir kitap değil !!

Kitaba gelince; Arap kökenli, Paris'te yaşayan ve bir kütüphanede çalışan bir kadının cinselliği tanıması, keşfetmesi ve tutku ile bağlanmasını anlatıyor. Kütüphanede boş vakit buldukça Arap erotik edebiyatını araştırmaya başlar. Din ile cinselliğin bağdaştığı noktaları keşfeder ve Düşünür adını verdiği bir adama anlatır. 

İyi Okumalar :))

9.06.2014

Ayşe Kulin / Hayal

Hayat ve Hüzün'den sonra yine bir Ayşe Kulin otobiyografisi yazarın genel tadında idi. Çoğu kişinin aksine ben yazarı seviyorum. Biyografi ve otobiyografide tat aldığım yegane yazarlardan biri. Yazarın bugüne kadar tüm kitaplarını okudum ve sıkıldığım bir tanesi bile olmadı. Yaşanmışlıklar, aşklar, sevgiler, ölümler, bağlılıklar, sosyal yaşam, siyasi yaşam barındıran satırlar genelde içtendir Ayşe Kulin kitaplarında. Bazı kesimlerce neden basite indirgendiğini ise anlamış değilim. Sonuçta ortada bir emek var !! Neyse; zevkler ve renkler tartışılmaz diyerek, herkesin zevkine saygı duyulması gerektiğine inanarak okuyun diyorum !! 

Kitaba gelince; Hayat ve Hüzün'de yaşamını bize aktaran sevgili yazar, bu kitabında; yazarlık serüvenini aktarmış bizlere. Zaman zaman pes etse de, içindeki yazma isteği O'nu bugünlere kadar taşımış, ayrıca yazdığı tüm kitapların serüvenlerinede yer vermiş kitapta.

Altı çizilenler;

"Birlikte gülebilmek, bence bir sır paylaşmaktan bile daha önemlidir sıkı bir dostluk için." (Syf.15)

"İnsana aynı hatayı yaptığında 'beceriksiz', ikincisinde 'aptal' derler. Hatanın üçüncü tekrarı eşekliğe girer." (Syf.22)

"…ben özlemiştim siyah önlüklerle beyaz yakaları, bana gamsız ve mutlu çocukluğumu hatırlattıkları için." (Syf.36)

"Dinlenmek için yazmak. İç dökmek için yazmak ! Mutlu olmak için yazmak !" (Syf.78)

"Belki hayat standartları değil ama dünyaya bakış açıları gelişirdi kitap okuyarak." (Syf.92)

"Anavatanlarımız aslında çocukluk anılarımızdar…" (Syf.127)

"Türkan Saylan'ı kaybetmek, güzel günlere inanma umudu, pozitif enerjiyi, yaşama sevincini kaybetmekti. Yoktan var etme maharetini kaybetmekti." (Syf.342)

İyi Okumalar :))