1.12.2014

Kadir Aydemir / 90'lar kitabı Çocuk mu Genç mi?

80'li yıllarda doğmuş bir insan olarak çocukluğum tamda 90'lara denk geldi. İyi mi oldu kötümü bilemem ama; sanırım o zamanlar hayat daha güzeldi. En önemlisi insanlar daha anlayışlı idi. Sevgiden öte ilk önce karşılıklı saygı vardı insanlar arasında. Saygı varsa gerisi zaten geliyordu. Herşeyiyle cıvcıvlı yıllardı. Politika, giyim kuşam, müzikler. 5. sınıfa geçtiğim yaz, bir yaz çocuğu olarak doğumgünümü kutladığım gün hediye olarak gelmişti Burak Kut / Benimle Oynama albümü. Çocuk sevinci havalara uçmuştum. Çat çat aç kapa mini teyplerde dinlerdik albümleri. Karışık albümler hazırlanırdı 60'lık yada 90'lık kasetlere. Arkadaşlarla bir araya geldiğimiz zaman vakit geçirememek gibi bir kaygımız olmazdı. Oyunlarımız vardı bizim. İsim şehir, adam asmaca, tren. Şimdiki gibi öyle herkesin elinde birer android telefon birbirinden bağımsız şekilde yaşamazdık. Lambada eteklerimiz vardı. Okul müsamerelerinin vazgeçilmez gösterisi lambada eşliğinde dans etmek olurdu tabii ki. Yonca Evcimik şarkılarıyla büyüdük, sabah 07.15 vapuruna binince bizde O'nu karşımızda görebilecekmiyiz diye hayaller kurardık. İlk aşklarımız. Yaşayıp yaşayacağımız en masum aşklar. En çok aklımda kalan kırmızı çorap giymezdim ben. Çocukluk işte. Hep beyaz olsun isterdim. Şuan ise bir tane beyaz çorabım yok. Sanırım bazı şeylerin inadı çocuklukta güzel. İnsanın çocukluğuna ait yazacakları hiç bitmezki !! Heleki günümüz çocukları teknolojiye yenilmişken onlara paylaşımlarımızla alakalı anlatacağımız o kadar çok şey var ki !! O yüzdendir kitaplığınızda bulundurun bu kitabı. Çocuklarınıza bizlerin yaşadığı dönemlerin daha sıcak, daha içten olduğunu gösterebilmek için !!
(Not: Yitik Ülke Yayınları'ndan çıkan "80'lerde Çocuk Olmak" ise ayrı bir güzellik.)

Kitaba gelince; 111 yazarlı bir kitap. Aralarında tanıdık simalarında bulunduğu yazarların sıcacık yazıları sizi o yıllara götürüyor. Oturup adım adım çocukluğunuzu düşünüyorsunuz. Bazı yerleri kopukta olsa yazılanlar arasında buluveriyorsunuz. Okunmalı.

Altı çizilenler;

"…değişimin tek simgesi olmuş Dolly adlı bir koyun görünüyordu. Bu demek ki artık klonlanmış hayatlar yaşamaya başlayacaktık." (Syf.107)

"Aradan geçen yıllarda öğrendiğim önemli bir hayat bilgisi, insanın eskiyi tüketmeden de yeniyi yaratabileceği, yeniye sevdalanabileceği gerçeği." (Syf.111)

"Hay çıkmaz olaydı özel televizyonlar, istediğin zaman istediğin programı izliyorsun kolpasıyla yedirdiler. Ne istediğmizi hiç bilemediğimiz ve harbiden istediklerimiz yedi bin ışık yılı uzakta olduğu için yirmi senedir hala bulamadık neyi istediğimizi." (Syf.135)

"Fazil Say'ın da söylediği gibi, emeğin karşılıksız kaldığı bir toplum kültürünün anahtarı olmuştu arabesk. Bu ülkede ünvan, emek ve saygı söke söke alınabilecekti bundan böyle."

İyi Okumalar :))


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder