9.04.2014

Vedat Türkali / Kayıp Romanlar

Hiç bitmesin dediğim bir kitabın daha sonuna geldim. İçimde büyük bir burukluk ile. Tasvirler, anlatımlar, cümleler, kelimeler sizi başka bir aleme götürüyor gibi. Kitabın içine girip, Taksim'de dolaşıyorsunuz, Kız Kulesi'ne karşı oturuyorsunuz, rakı balık keyfi yapıyorsunuz. Siz hiç 630 sayfalık bir kitabı, "keşke bitmese" şeklinde sonlandırdınız mı ? Ben sonlandırdım ne yazık ki, bir o kadar daha olsa okunur diyerek. Kitaplar, insanları etkiler, içine alır, başka diyarlara, insanlara, kültürlere götürür. Kimi zaman sizdendir, kimi zaman değil. Ama Dr. Nahit bizden. Yazar öyle bir karakter yaratmış ki; gerçekliğini sorgulamaya başladım. Yemek tarifi gibi aslında kitap; biraz tarih, biraz siyaset, biraz aşk, biraz kırgınlık, biraz umutsuzluk, biraz özlem. Sanırım benim gibi okuyucular için daha çok özlem. Dr. Nahit özleyeceğim karakterler arasına girdi. Kim bilir belki yıllar sonra tekrar okuduğumda, yine yollarımız kesişir sevgili doktor ile. Kesinlikle tavsiye kitaplarım arasında. Ve ben bir çılgınlık yapıp, okumadığım tüm Vedat Türkali kitaplarını sipariş ettim bile.

Kitaba gelince; Yaşı artık seksenine dayanmış olan, eski bir TKP üyesi olan Dr. Nahit, yıllarca sürgün olarak yaşamış hayatını nihayet sonlandırıp Türkiye'ye, hep hayalini kurduğu şehre İstanbul'a geri döner. Roman yazmak ister. Eski hayatını unutmak, elinden gelse tamamen silmek istemektedir. Yardımcısı olarak tüm işlerini emanet ettiği kürt avukat Mustafa ile bir akşam gittiği Taksim'de Esme ile karşılaşır. 28 yaşındaki Esme'yi gören doktorun hayatı işte o zaman değişmiştir aslında.

Altı çizilenler;

"Birşey değişmemişti demek Türkiye'de; herkesin siyasal yeri, türü etiketlenmişti ! Kapılar da ona göre açılıp kapanıyordu gene demek !" (Syf.28)

"Sıkılmakla bir yere varılamayacağını öğrenmişti yaşadıklarından, hiçbirşey öğrenmemişse ! Olmuşla ölmüşe umar yoktu. Yenisine bakılacaktı." (Syf.29)

"Yazarlık aramaktı; nasıl bulduğunu yazmak da güzeldi, nasıl bulamadığını yazmak da!" (Syf.31)

"Cansız maddeden gelip cansız maddeye döndüğümüz yaşam denen şu kısacık canlı aralıkta, ne çok zamanı boşa harcıyorduk !" (Syf.49)

"İnsana güvenmeden düşte bile yola çıkılmıyor." (Syf.184)

"Acıyı göze alamayacak yüreksiz, mutluluktan pay alamaz." (Syf.328)

"Şu karmaşık dünyada yalanlardan alıntı yeni bir düzen oluşturup yeni bir yalan çatısı kurmaktı roman !" (Syf.470)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder