28.04.2014

Jean-Christophe Grange / Koloni

Okuduğum üçüncü Grange kitabı. Leyleklerin Uçuşu'nun hala yeri ayrı olsa da bu kitabıda soluksuz okudum. Tür ayrımım olmamasına rağmen, macera/gerilim kitapları beni daha çok sarıyor sanki. Tabii ki en büyük etken akıcılığının fazla olması. 2014 yılında, elimde bulunan tüm Grange kitaplarını bitirmek gibi bir düşüncem var. Okunacakların arasına şimdiden serpiştirdim bile. Şu da bir gerçek ki Grange'ın kitap yazarken yaptığı araştırmalar kesinlikle kitaba ve size çok şey katıyor. Genel kültür anlamında birçok şey öğreniyorsunuz. Okurken ara ara doğruluğunu teyit etmek için internette gezindiğim doğrudur. Bu araştırmaların bir kısmını bulmaya çalışırken bile, kitap yazmanın gerçekten ne kadar emek gerektiren bir iş olduğunu anladım. Yazar olmak kesinlikle kolay değil, birikime ve tükenmek bilmeyen bir sabra sahip olmak kaçınılmaz.

Kitaba gelince; Fransa'da Ermeni kilisesinde işlenen bir cinayet. Tek bir ipucu; 36 numara eski bir savaş ayakkabısı izi. Cinayetin ortasında kendini bulan emekli bir polis memuru Lionel Kasdan. Cinayetin kendi kilisesinde işlenmesinden dolayı olayın içine girer ve katili bulmaya çalışır. Bu karmaşanın içinde yolu, uyuşturucu bağımlısı, açığa alınmış bir polis memuru olan Volokine ile kesişir. Artık bu onların soruşturmasıdır. Bundan sonrası ise tam bir kaos !!

Altı çizilenler;

"Web dünyası bir tür bilişim fast-food'uydu, yüzeysel bir dünya. Marksistlerin söylediği gibi köleleştirici bir makine." (Syf.105)

"Bir devrimci öldüğünde onun silahını yerden alacak on el vardır." (Syf.183)

"Zaman, bir iyi niyet meselesi. İstenirse, yaratılabilir." (Syf.361)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder