4.02.2014

Richard Bach / Martı Jonathan Livingston

Uzun zaman önce okuduğum, fakat her fırsatta aklımda olan kitabı nihayet tekrar okudum. Küçük Prens ve Küçük Kara Balık'tan sonraki favori kitabımdır. Bize içten dersler veren basit ama etkili bir kitap. Her yaştan insanın kesinlikle okuması gereken bir eser. Yazar "Öğrenme isteği her yaşta sürer" felsefesini bize bu güzel hikayeyle sunuyor. Günümüzde hala yaşadığımız, farklı olanı dışlamak, hor görmek, topluma kazandırmamak olgularını, küçük bir martı bize sunuyor.

Kitaba gelince; Martı Jonathan Livingston diğer martılardan farklı olduğunu düşünerek onlar gibi yaşamayı reddeder. Sadece yemek için yaşamayacağını, uçmak için var olacağını benimser. Bu görüşleriyle başta ailesi olmak üzere tüm martılar tarafından dışlanır. Tüm bunlara rağmen düşüncesinden vazgeçmeyip kendini kabul ettireceği, dilediği gibi uçacağı bir gökyüzü arayışına çıkar.

Altı çizilenler;

"Martı Jonathan Livingston için önemli olan yemek değil uçmaktı." (Syf.12)

"Yaşamak için ne çok neden var! Balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka nedenler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi, özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz! (Syf.25)

"Eğer ne yaptığını iyi biliyorsan her zaman başarırsın." (Syf.61)

"Gözünle gördüklerine sakın inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış. O zaman uçmanın anlamını da daha iyi öğreneceksin." (Syf.92)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder