26.07.2013

Tomris Uyar / Aramızdaki Şey

Kitap, Tomris Uyar'dan okuduğum ilk kitap...Bu kitaptan sonra verdiğim karara göre ise; yakın zamanda hepsini okumak istediğim...Uzun süre hafızamda kalacak öykülerle birlikte birkaç gün geçirdim...Kitapta bulunan 9 öyküde birbirinden güzel...Ama en çok etkilendiğim kitaba ismini veren 'Aramızdaki Şey' idi...Cümleler sizi farklı bir boyuta götürüyor...Her kitapta olduğu gibi öykülerin kahramanı olmak, satırları birebir yaşamak sizi daha da etkiliyor...Öyküler kırmızı renk odaklı...Kin, tutku, aşk satırlarda büyük bir ustalıkla işenmiş...Tomris Uyar kesinlikle okunmalı...

Altını çizdiklerim;

"...Yalnız beni bir daha 'Gündökümü'nde harcama. Ne de olsa ikimizde iki üç paragrafla geçiştirilemeyecek kadar zorlu bir çaba gösterdik aramızdaki 'şey'i anlamak için. Bildik hiçbir şeye benzemiyor ki..." (Syf.8)

"İnsan önce renklerden başlamalı değişmeye..." (Syf.24)

"...Ama ne yapalım ki bu boktan ülkede piyasa böyle. Yükselen değerlere ucundan kıyısından tutunmadan bir yere varamayız...(Syf 63)

İyi Okumalar :))


23.07.2013

Serdar Çekinmez / Tayyare

Yine bir Yitik Ülke kitabı ve yine keyifli dakikalar...Yitik Ülke artık yakından takip ettiğim bir yayınevi oldu...Yeni yazarlar keşfetmek kesinlikle çok keyifli...Tayyare sevgili Serdar Çekinmez'in ikinci kitabı, benimse okuduğum ilk kitabı...Kesinlikle keyifli, trajikomik bir roman...Zor yıllar ve zamanların romanı...Gurbetin ve özlemin romanı...Yanlış zamanlarda yanlış mekanlarda bulunmanın ve rastlantıların romanı...Göçmen insanların bulundukları yere bir türlü kabul edilmeme romanı...Yabancı olduğun bir ülke de zorluklarla yaşamanın romanı...Kitabın karakterleri kesinlikle çok renkli idi...Baş kahraman Peyami dışında, Kostas, Dimitri ve renkli kişiliği ile Marie Belle kesinlikle kitaba çok şey katmışlar...Yazarın ilk kitabı "Hatice" kitaplığımda okunacaklar sırasında beni bekliyor...Sanırım en kısa zamanda öne alıp okuyacağım...

Kitaba gelince ; Kitap 1940'lı yılların Amerika'sında geçiyor...Her türlü makina ve tamirattan anlayan Peyami sadece birkaç kere karşılaştığı Nevzat tarafından Amerika'ya çağırılır ve yanında işe başlar...Fakat bir süre sonra Nevzat'ın oto galerisinde başladığı işinden fettan bir kadın yüzünden kovulur...Cebindeki son parasını da azılı bir dolandırıcıya kaptıran Peyami'nin tek çaresi bir yolunu bulup Türkiye'ye dönmesidir...Her zaman takıldığı Dimitri'nin mekanında tanıştığı Kostas ile orada bulunan diğer arkadaşlarının umursamadığı bir maceraya atılır ve işe yaramaz halde bulduğu uçağı tamir edip yurda dönmeyi aklına koyar...Sonra mı ?? Sonrası kesinlikle okunmaya değer, güldüren ve biraz hüzünlendiren satırlar...

İyi Okumalar :))

18.07.2013


F.Scott Fitzgerald / Muhteşem Gatsby

Bu kitabı okurken, bir kez daha şunu anladım ki ; kitabın çevirisi gerçekten çok önemli...Açıkcası çeviri yorumlarını okumadan aldığım için biraz pişman oldum...Kitabın içeriğini anlıyorsunuz fakat okumaktan pek zevk almıyorsunuz !!! Üzgünüm ki Martı Yayınları'nın çevirilerine gereken özeni göstermesi gerekiyor !!! İlk basımı 1925 yılında hazırlanan, bir nevi klasik sayılabilecek bu kitabın biraz zaman geçtikten sonra başka bir yayınevinden alınarak tekrar okunabilir diye düşünüyorum...

Kitaba gelince ; Gatsby, yıllar önce kendisini terk edip, hayatı daha şaşalı ve daha zengin biri ile evlenen Daisy ile tekrar karşılaşabilmek ve onun karşısına varlıklı biri olarak çıkmak için bir hayli çabalar ve başarır...Fakat bunu yaparken karıştığı bir takım karanlık ve kirli ilişkilerden yakasını kurtaramaz...Hiç bilmediği bu varlıklı ve bir hayli gösterişli yaşama tutunmaya çalışan Gatsby ve yıllar sonra karşılaştığı Daisy'nin yeniden alevlenen aşkları onları belirsiz bir sona sürükler...

Son olarak kitabın son paragrafında bulunan cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum ;
"Bizler akıntıya karşı gemilerimizi ilerletmeye çalışırken, hiç durmadan geçmişe çekiliyorduk aslında..." (Syf.208)

İyi Okumalar :))

17.07.2013

Zülfü Livaneli / Kardeşimin Hikayesi

Kitap Kardeşliği temmuzun ilk kitabını daha blog'a aktarmamışken ikinci kitabı hemen yazmak istedim...Sanırım daha çok sevdiğimden...Kitaba pazartesi akşamı yalnız olduğumdan dayanamadan başladım ve bir gün içinde bitirdim...Zülfü Livaneli'nin okuduğum ikinci kitabı idi...Sanırım diğerlerini de zaman içinde edinip okuyacağım...Kurgusu çok farklı bir kitaptı...Satırlar sizi kendine bağlıyor ve kitabı elinizden bırakamıyorsunuz...Konusu itibariyle belki biraz bilindik gelmiş olmasına rağmen çok iyi kurgulanıp işlenmiş...Okurken kesinlikle büyük zevk aldım...Sonunu görmek için heyecan içinde okudum...Kardeşlikle okumak ayrıca heyecan benim için...

Kitaba gelince ; Emekli olduktan sonra küçük bir sahil kasabasına yerleşen Ahmet Arslan, kasabada işlenen bir cinayet sonucu genç bir gazeteci kızla tanışır...Kızla yaşadığı şey Ahmet'i hayal ve gerçek arasında bir yolculuğa çıkarıyor...Değişik bir kurgu ve beklenmeyen bir son sizi bekliyor...

Altı çizilenler ;

"....insan soyunun duygularını anlatan, psikolojik derinliklerine inebilen tek birikim vardır : O da edebiyat..." (Syf.20)

"Bilim edebiyata yetişemezdi, hiçbir zaman yetişememişti ki zaten." (Syf.84)

"Hikaye nerede biter, gerçek nerede başlar bilinemez." (Syf.95)

"Hayvanların yaptığı gibi neredeyse hafızasız yaşamak ve mutlu olmak mümkündür ama hiçbir şeyi unutmadan yaşamak imkansızdır." (Syf.185)

"Okumak, sadece okumak. Okuyan insan, dünyanın aklına yaslar sırtını." (Syf.250)

"Aşk, bir uçurum kıyısında gözü bağlı yürümektir." (Arka Kapak)

İyi Okumalar :))