6.11.2013

Ahmet Ümit / Beyoğlu'nun En Güzel Abisi

Yine bir Ahmet Ümit klasiği…Yine İstanbul caddeleri, sokakları, terkedilmiş mahalleleri…Yitip gitmiş hayatlar, yitmeye yüz tutmuş taze hayatlar…Terk edilmişlik içinde yok olan umutlar…Kabadayılar, hayat kadınları, tinerci sokak çocukları, gezi parkı, savaş/barış, korku/cesaret…Kısacası ne ararsanız var satırlarda…Bu sefer Beyoğlu'nda Tarlabaşı'nda ağırladı beni Ahmet Ümit…Yine kendine has tasvirleri ile beni o satırlardan alıp Tarlabaşı'na götürdü…O sokaklara misafir etti…Öyle ki bende o yıkık binaların birinin kapı aralığına saklanıp hikayeyi oradan izledim…

Kitaba gelince; Nevzat Başkomiser yine iş başında…Yılbaşında Tarlabaşı'nda işlenen cinayette ölen Engin'in katili birden Nevzat Başkomiser ve Ali'nin günlerinin, gecelerinin tek konusu olur…Kriminalog Zeynep ile bu cinayeti çözmeye çalışırken, Tarlabaşı ile ilgili öğrendikleri gerçekler onları birçok suçlu yüzle karşı karşıya getirir…Bu kez Başkomiser Nevzat'ın işi biraz karmaşık…

Altı çizilenler;

"Ben bile kendimi tam olarak anlayamazken, bir başkası beni nasıl anlatabilirdi ki?" (Syf.63)

"Gece, yaşlı şehirlerin kusurlarını örten siyah kadifeden bir örtüdür." (Syf.75)

"Azrail'e koz vermek istemiyorsan, sevdiklerinin sayısını az tutacaksın bu dünyada..." (Syf.105)

"Hayat, yaşadıklarımızdan çok hayal ettiklerimiz değil mi zaten..." (Syf.270)

İyi Okumalar :))


2 yorum:

  1. Twitterda ahmet ümit retweet yapmış :) oradan gördüm ne güzel betimlemisin :)

    YanıtlaSil
  2. Okumak gereken çok kitap var... :)

    Çizgi roman, hikaye gibi şeylerden hoşlanıyor iseniz www.kafadergi.blogspot.com ya da www.tersduzhikaye.blogspot.com a bekliyorum :)

    YanıtlaSil