10.10.2013

Canan Tan / Hasret

Yine bir Canan Tan klasiği ile karşı karşıyayız…Duygusal, içinizi sızlatan satırlar…Yazar bu defa tarih dokulu bir kitap yazmış…Kitabın başında belirtildiği üzere yaşanmış bir hikaye imiş anlatılan…Hikayenin yaşanmış olması beni ilk cezbeden şey idi…Ayrıca belirtmeliyim ki tarih içerikli kitapları kesinlikle daha fazla seviyorum…Dönem romanları beni araştırmaya itiyor…Kutuluş savaşı döneminde geçen bu romanda sık sık tarama yaptım…Yazılanların doğruluğunu ölçmek ve biraz daha fazlasını öğrenmek için…Osmanlı ve Mustafa Kemal Atatürk'ün kesiştiği yıllarda geçen romanda o döneme ait birçok bilgiye sahip oluyorsunuz…Romanın geçtiği Ankara'ya bağlı olan Keskin'i kesinlikle sitesinden tanımalısınız…Milli Mücadele'nin geçtiği yer olarak tarih kitaplarında yerini almış…Ben ise bu romanla haberdar oldum böyle bir yerin varlığından…Biliyoruz ki okullarda tarih adı altında öğretilen şeyler tamamen yüzeysel…Mesela Keskin'de bir fişekhane bulunduğunu ve Kurtuluş Savaş'ı döneminde tüm köylülerin burada çalışıp cepheye fişek yolladığını biliyormuydunuz ??

Kitaba gelince; Kurtuluş Savaşı'nın ortasında, milli mücadelinin hat safhada olduğu yıllarda; Rum, Ermeni, Türk hep birlikte yaşarken, Yunanistan'ın saldırılarıyla tüm ilişkilerin karıştığı bir ortamda Tacettin ve Patricia aşklarını birbirlerinden esirgememişti…Sürekli Omorfia'nın tavernasına giden Tacettin orada gördüğü Patricia'ya aşık olmuştu…Omorfia'nın kızı olduğunu daha sonradan öğrenmişti…Aşkını en yakın arkadaşları Aris ve Artin ile paylaşan Tacettin, bu işin olmazlığını ilk onlardan duydu…Arkasından tüm ısrarlarına rağmen ailesini de karşısına almıştı…Bir çocukları olmuştu…Ali…Kötü zamanlardı…Savaş yılları…İmzalanan Lozan Antlaşması ile tüm Rum ve Ermeni halkının göç etmesi kararı alınmıştı…Tacettin'e ise koca bir 'Hasret' kalmıştı…Tek düşüncesi vardı; birgün kavuşabilecekmiydi Patricia ve Ali'sine ??

"Odalara kilitledim hasretini
  Sen koktu odalar…" (Syf.147)

İyi Okumalar :))

1 yorum: