20.06.2013

Yusuf Atılgan / Aylak Adam

Kitabı bitirdiğimde ilk hissettiğim şey ; böyle bir eseri neden uzun süredir beklettiğim !!! Sanırım uzunca bir zamanda bunun için kendime kızacağım...C. bugüne kadar okuduğum kitaplarda rastlamadığım bir karakter...Hem sizinle hem değil gibi !!! Ne zaman yakın hissetseniz birden uzaklaşıveriyor...Ama siz yine de O'nun sizden biri olduğunu iç sesinizle vurguluyorsunuz...

Kitaba gelince; C, annesini küçük yaşta kaybetmiş, benliğinde hep hayran olduğu teyzesi tarafından büyütülmüş, hem içine kapanık bir o kadar da açık, için için babasından nefret etse de O'nun gibi biri olmaktan korksa da bazen kendini "O'na mı benziyorum?" sorusuyla başbaşa bulan, babasından kalan miras ile geçinen, aynı anda pek çok şeye ilgi duyan ama çabuk sıkılan, okuyan, düşünen sorgulayan bir karakter...Tek istediği kafasında kendi yarattığı aşkı bulmak...

Kitaba başlarken biraz sıkılıyorsunuz..Bu kitabın, daha doğrusu sevgili C.'nin amacı ne diyorsunuz...Ama kitap o kadar akıcı ki elinizden bırakamayıp sona yaklaşınca O'na hak vermeye başlıyorsunuz...Kitap konuşma havasında basit satırlarmış gibi görünse de, öyle satırlar var ki durup düşünmenizi sağlıyor !!!

Onlardan bazıları;

"İnsanlardaki her duygu bir renktir." (syf.20)

"Yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu. Ne kolaydı onlara uymak !" (syf.41)

"Herşeyi birden görmeye kalkarsak hiçbir şey göremeyiz." (syf.51)

"Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?" (syf.72)

"İnsan geçmiş bir olayı kafasından kazıyıp attığını sanıyor. Değil. Tortuya benzer bir kalıntı var." (syf.78)

İyi Okumalar :))

1 yorum:

  1. benim de okumak istediğim kitaplardan, insandaki her duygu bir renktir, o zaman yaşasın rengarenk hayatlar :)

    YanıtlaSil