23.05.2013

Vedat Türkali / Yalancı Tanıklar Kahvesi

Bir Vedat Türkali kitabını daha sonlandırdım...Elimde biraz fazla kalmasına rağmen keşke hiç bitmeseydi dediğim kitaplardan biriydi yine...Muhsin, Salih, Nedim Hoca, Reyhan, Nahide yine unutamayacağım karakterler arasına girdiler...En çokta Muhsin beni etkileyen...Kendine özgü doğruları, tavırları, iç hesaplaşmaları beni hem güldürdü hem düşündürdü...

Kitaba gelince ; Genel olarak günümüzde hala devam eden siyasal gelişmeler, sağ-sol çatışmalarını konu alıyor roman...Türkiye'nin en çalkantılı dönemlerinde sol görüşlü Muhsin'in hiyakesi...70'li yıllarda Türkiye var karşımızda...Salih ve Muhsin kendi davalarını güden iki devrimci arkadaş...Muhsin Ege'de yaşayan varlıklı bir ailenin ağa oğlu...Salih konuya derinlemesine girerken, Muhsin birşeylerden kaçar gibi dışarıdan izliyordu...Ne bir örgüte girmek istiyordu ne de dışarıdan seyri...Akıl hocası Nedim hoca uzak durmasını memleketine dönüp işlerinin başına geçmesini salık verirken Muhsin'in yüreğindeki yangını, Reyhan'ı bırakmaya hiç niyeti yoktu...12 Eylül Darbesi'ne doğru giderken, kendi doğruları olmasına rağmen yolunu çizemeyen Muhsin'in yaşadıkları, tutkulu ilişkileri, kaybettikleri, kazandıkları...

Altını çizdiklerim ;
"Bin yıllardır dünyayı o pis para değiştiriyor; sövgülere şerbetli !" (syf.32)

"Ekmek, kitap çalanlara ceza olmaz! dedi. Ülkeyi çalıyorlar, kitap çalanla mı uğraşacağız!" (syf.82)

"Bombalı, bombasız birileri her gün bir yanından didikliyor Türkiye'yi. İçli-dışlı soyguncu finans takımı da malı götürüyor ! "Şeriatçısın-laikçisin!" kavgası, devlet felsefesine dayalı, bir yanıyla en enayi, temelinde kurnaz bir parçası oyunun ! Dinlisinin, dinsizinin soygunu için, kırım-kıyımlarla dönüp duruyor bugün denme dolap !" (syf.258)

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder