2.04.2013

Adnan Binyazar / Masalını Yitiren Dev

"Kazandığım ilk parayla, tarçını bol saleplerimizi ısmarlıyorum. Isınan kardeşimin içi mi, benim yüreğim mi?..."

Yukarıda yazmış olduğum satırlardan bile belli, bu kitabın ne kadar içinize işleyeceği...Sevgili Adnan Binyazar bu kitabında kendi deyimiyle "yazılışı tehlike yaratacak bir hayat yaşadım ben" diyerek zorlu yaşamını bizlere aktarmış...Yazmakta hep duraksadığını belirtmiş arka kapakta...Evet zor bir yaşam, zor yıllar, yokluk, anne ve baba sevgisinden yoksun..Küçük yaşta, küçük bir kardeşle verilen hayat mücadelesi...Savrulan hayatı ile birlikte savrulan hayalleri !!! İlkokula 14 yaşında başlayan sevgili yazar kitapta tamamen kendi duygularını barındırmış...Okurken bunu anlamamak mümkün değil...Oradan oraya savrulurken bile hayatı her yönüyle görmeyi başarabilmiş bir kişilik...Okul hayatına geç başlamasını umursamadan içindeki okuma isteğini hiç yitirmemiş bir insan...Kitabı okurken zaman zaman gözlerimden akan damlaları tutamasamda, okumak için verdiği gayrete imrendim...İlkokulu bitirdikten sonra Köy Enstitüsüne kendini kaydettirmeyi başaran yazarın hayatı buradan sonra şekillenmiş...İçindeki okuma ve kitap sevgisini bugünlere, bizlere kadar taşımış...Kitabın son sayfasını okurken tüylerim diken diken oldu...Zorlu yaşama karşın, verilen emek ile elde edilen gurur sanırım herşeye değer...Son satırlarda şöyle bir kısım var ;

"....İlk kez sırtımız iyi bir çamaşır, üstümüz yeni giysiler, yalınayaklarımız su çekmeyen ayakkabılar görecekti. Bunların dağıtımını Köy Enstitülü ağabeyler yapıyordu. Elinde liste tutan ağabey yüksek sesle adlarımızı okuyordu:

Osman Şahin ! Şimdi, öykücü...
Resul Aslanköylü ! Şimdi, Yargıtay Üyesi...
Hüsnü Çimen ! Şimdi, Avukat...
Aziz Güner ! Şimdi, eski bürokrat...
Adnan Binyazar ! Şimdi, bu kitabın yazarı..."

Okurken bile gurur duyuyorsunuz...Keşke şimdi ki yeni neslimizde hayata karşı bu kadar savaşçı olabilse...

Son olarak sevgili Adnan Binyazar'ın satırları arasında kitaplardan bahsedişi var ki, onuda paylaşmadan geçemeyeceğim..

"Bir kitabı anlamaya kulak yetmiyor. Harfleri gözünüzle görmelisiniz. Film izleyerek kitabı kavramak olanaksız. Ayrıntı, yazıdadır. El, kitaba değmeli. Mürekkebin kokusu alınmalı. Yazılar gözün derinliklerine ulaşmalıdır. Yazar gibi, okur da kitabın yaratıcısı olmalıdır.."

İyi Okumalar :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder